Lütfen önce videoyu izleyin sonra yazılanları okuyun.

Not : Öncelikle belirtelim ki yazılanlar kopyala-yapıştır değildir. Sadece bilmeyen birisinin ağzından çıkıyor.Bilmediğini biliyor. Lütfen bundan önceki yazılar gibi, bu ve bundan sonraki yazıları da sabırla takip edelim. Alışkanlıklarımızı artık kıralım. Yazıların hepsini birden okumak belki sıkabilir.Bu yüzden rahat bir zamanda ve kendimizi yormadan hepsini okumaya çalışalım.

Herkese iyi günler dilerim…

* * *

“Ayak sesini düşünün.Ayak sesinin ne anlama geldiğini sorsam;muhtemelen “benim için bir anlam taşımıyor” dersiniz.İsterseniz üzerinde biraz daha düşünelim.Kalabalık bir caddede yürüyorsanız,o kadar çok ayak sesi vardır ki,onları duymayabilirsiniz bile.Bu durumda onlar etkili bir anlama sahip değildir.Fakat gece yarısı evde yalnız otururken;dışarıda ayak sesleri duyarsanız ne olur? Az sonra ayak seslerinin size doğru yaklaştığını duyarsınız.Bu durumda ayak seslerinin bir anlamı var mıdır?Kesinlikle evet.Aynı sinyal (ayak sesleri),benzer durumların geçmişte size ne anlamlar ifade ettiğine bağlı olarak,çok değişik anlamlara gelebilir.Geçmiş deneyiminiz,ayak seslerinin kapsamını belirlemeye yardımcı olarak,sizin rahatlamanıza ya da gerilmenize neden olabilir.Örneğin,ayak sesini eşinizin eve erken gelişi olarak sınıflandırabilirsiniz.Daha önce hırsızlık deneyimi geçirenler,eve davetsiz gelen bir misafir olarak düşünebilirler.Bu nedenle yaşamdaki herhangi bir deneyimin anlamı,onun etrafına koyduğumuz çerçeveye bağlı olacaktır.Çerçeveyi değiştirirseniz,kapsam ve anlam anında değişecektir.”
(Alıntı: Sınırsız Güç shf:279 – Anthony ROBBINS)

* * *

Hepimizin sahip olduğu bir dünya görüşü vardır.

Nesnelere,olaylara verdiğimiz değerler farklı farklıdır.

Sizin için önemsiz görünen bir durum başkası için çok önemli olabilir.

Sürekli yaptığımız davranışlar alışkanlıklarımızı,alışkanlıklarımız karakterimizi,karakterimizse kaderimizi belirler.Bunu yapmıyor muyuz? Küçükken kardeşlerimizle kıyaslandık,büyüyünce kıyaslandık.Sonra notlarımızla değerlendirildik ve ne zaman bir işi beceremesek yoğun strese giriyoruz.

* * *

Hayat algılamadan ibarettir desem pekte yanlış olmaz aslında.

Üzüntülüysek bunun nedeni bizi üzen o olaya nasıl baktığımızdır.

Yaşamak size hep acı veriyorsa ve çözümü de ölüm olarak görüyorsanız bu, ölüme verdiğiniz “ölüm beni bu dertten kurtarır” şeklindeki düşüncenizden kaynaklanır.

Ya da çok mutlusunuzdur ve herşey yolunda gidiyordur.Bu ise sizin olaylara güzel baktığınızdandır,ki unutmayalım bazı insanlar vardır herşey yolunda gitse bile olayların negatif yönüne bakmaya alışkın olduklarından hiçbirşey onları tatmin etmez.

* * *

Şu an bu mailleri okuyan herkesin sahip olduğu birçok artısı var.

* * *

Size moda haline gelmiş birşeyi söyleyeyim mi?

El-cevap : KARAMSARLIK.

Evet ilginç belki ama karamsarlık.Niye moda haline geldi? Çünkü insanlar bunu alışkanlık haline getirdi.Sorarsınız birisine :

Nasılsın?

Eh ne olsun idare eder,

ya da :

yuvarlanıp gidiyoruz(tekerlek misin sen?! İnsansın insan)

bir başkası :

koşturuyoruz (yerinde bi dur ve nefes al!?)

en komiği ise :

abi yine bunalımdayım ya…ne yapacağım ben : (

evet komik şu yüzden komik :

Irak’ta hiçbirimizin bir yakını şu an kurşunlanmıyor.

Köşeyi döndüğünüzde bir bomba patlamayacak.

Şu an işkence çekmiyoruz.

Şehrimizin etrafına setler çekilmiyor.

Camilere çok rahatlıkla girip ibadet edebiliyoruz.

Hapishanede değiliz.Sicilimiz temiz.Damgalı değiliz!

Sıcak suyumuz,sıcak yemeğimiz,sıcak bir evimiz var.Evet sıcak çünkü insanlar sokaklarda yatıyor.

Siz sokaklarda yattınız mı?

Yorgan çekip üzerinize tir tir titreyerek.Sevdikleriniz yok.Hiçbirşeyiniz yok.Sahip olduğunuz tek şey elbiseleriniz ve yorganınız ee tabi bir de sokaklar.Ama size bakan yok bile.Kimsenin umrunda değilsiniz…

Fakirlik çeken var mı aramızda? Bu yazıyı okuyan en az her üç kişiden birinde bir bilgisayar var.İnsanlar radyo bulduklarında seviniyorlar bize ne oluyor?

* * *

Peki bize sorulan bu sorulara şöyle cevaplar versek :

Nasılsın?

Hamdolsun.Bugün daha iyiyim.

Nasılsın?

Süperim,harikayım.

Nasılsın?

Nükleer bomba gibiyim!

Nasılsın?

Dünden iyi yarından kötü.

Nasılsın?

1.75 Esmer kahverengi gözlüyüm (Tavsiye edilmez!)

Gördünüz mü!? Alışkın olmadığımız cevaplar nasıl da durumumuzu değiştirdi!

* * *

Evet bu dünya imtihan dünyası…

Çok büyük holdingleriniz olabilir.

Bir porsche olabilir.

Multimilyarder olabilirsiniz.Evet örnekleri çoğaltabilirsiniz.Herşeyiniz olabilir!!!

Ama herşey bu demekse,neden zengin insanların birçoğu yaşamdan zevk alamıyor?

Çünkü yaşamlarını sahip oldukları görüşlerle,hayata verdikleri değerlerle kısıtlıyorlarda ondan.

İnsanın iç huzuru hiçbir maddi değere dayanmaz.Asla!

Evet paranız olabilir,lüks bir hayat yaşayabilirsiniz.Ama yaşamdan,vermekten,sevmekten,saymaktan,hoşgörüden,esneklikten v.s. bihaberseniz işiniz zor.

Şöyle bir uygulama yapalım :

Size elimde içi canlı hamamböceği dolu bir çanak versem ve size desem ki :

BUNLARIN HEPSİNİ YERSENİZ SİZE 1000 $ VERECEĞİM.

Yer misiniz? Zannetmiyorum.

PEKİ, SİZE 10.000 $ VERECEĞİM.

100.000 $ ?

1.000.000 $ ?

1.000.000.000 $? v.s. v.s.

Siz her ne kadar yemek istemeseniz de bu sizin düşüncelerinizi çok az da olsa değiştirdi.

Belki 1000 $ için yemeyebilirsiniz.Ama ödül 1.000.000.000 $ olunca insan herşeyi düşünüyor.

Ama sizle somaliye gitsek orada insanların bunu para olmadan da yaptıklarını görürsünüz.Çünkü orada hamamböcekleri doğal yiyecekler.

Mideniz bulandı değil mi? Niye bulandı? Onlarınki niye bulanmıyor?

Çünkü biz böceğe öyle bir anlam yüklemişiz ki onu görünce bile tiksiniyoruz.

Kastım sizin içinizi bulandırmak değil,neye nasıl baktığımızı farkettirmek.

* * *

Bakalım bakalım biz neler yapabilirmişiz?

  1. Anne ve babanızın size baskı uyguladığını söylüyorsanız, onların sizi bugüne kadar büyük bir sabır ve sevgiyle büyüttüklerini(Her anne – babayı katmıyorum)görüp onlarla konuşarak bu meseleyi çözmeye çalışabilirsiniz.
  2. Sınıfta kaldıysanız ve bütün bir sene bunun pişmanlığını çekerek yaşıyorsanız,1 sene de kendinizi her yönden çok iyi bir şekilde geliştirmeye adayabilirsiniz.
  3. Bir işinizi tamamlayamadıysanız,bir sonraki iş için şimdiden hazırlık yapabilirsiniz.
  4. Eşinizin hatalarını görmeye başlamışsanız,işe kendi hatalarınızın farkına varmakla başlayabilirsiniz.Ve müslümanım diyip her türlü zorbalığı eşlerinize yapıyorsanız içinde bulunduğunuz “DİN”in Peygamberinin eşlerine nasıl davrandığını araştırabilirsiniz.
  5. Az maaş aldığınıza inanıyor ve feryat figan ediyorsanız,kendinize başka alanlarda daha çok kazandıran işleri araştırarak,üzerlerinde yoğunlaşabilirsiniz.
  6. Üzerinizdeki elbise modaya uymuyorsa bankta yatan,kaldırımların üzerinde sabahlayan ve “X” CADDESİNDEKİ BİR ATM’de sefil bir şekilde hayatını sürdüren adama bakıp şükredebilirsiniz.
  7. Kedilerden nefret ediyorsanız,hemen bir tanesinin başını okşayabilir,merhamet duygusunun ne demek olduğunu anlayabilirsiniz.

Ve son olarak çözümün sadece siz olduğunuzu,psikiyatristlerin v.s. sadece size yardımcı olduklarını hatırlayabilirsiniz…

* * *

Mazeret üretmek yok.Karamsarlık yok.

Sahip olduğumuz nice nice şeyler varken.Aptalca takıntılara girmenin bir anlamı yok.

Hayat var ve hep olacak,hep olacak!(kıyamete kadar)

Yaşamayı bilen insanlar üzerlerinde paçavradan elbise de olsa gülebilmeyi biliyorlar.Onların ufku geniş.Hayatın suyunu çıkartıyorlar.

Aslında hepimiz sağlıklı ve mutluyuz.

Aslında bir sorunumuz yok.

Sorun varsa beyinde.Düşünce de…

Lütfen kendinize sorun:

NİYE BEN BÖYLE DÜŞÜNÜYORUM?

BUNU GERÇEKTEN “ŞU ŞU ŞU” SEBEPLERDEN DOLAYI MI DÜŞÜNÜYORUM YOKSA SORUN BENDE Mİ?

ÇÖZÜMÜ NEDİR?BUNUN ÜSTESİNDEN GELEBİLMEM İÇİN NE YAPMALIYIM?

* * *

KORKUYLA YAŞAMAK KORKUNÇ BİRŞEY…

“YA YAŞAMAKLA UĞRAŞACAKSIN YA DA ÖLMEKLE”

En içten sevgilerimle,

berceste