alçaklar alçakgönüllü olamazlar
alçakgönüllü olmayı ben de istiyorum…ama çekincelerim var…yanlış anlıyor insanlar…adam yerine koymuyorlar…seni kendisine muhtaç sanıyorlar…güya yaranmak istiyorsun…ezmek için de fırsat kolluyorlar sanki…alçakgönüllülükle başını eğdin mi ensene yersin tokadı…mecazi anlamda yani…şimdi havalı olmak gerekiyor…nasıl davranacağımı bilemiyorum bazen…
* * *
Bu iş istemekle olmaz…bir insan ya alçakgönüllüdür ya da kibirli…gerçi kendini terbiye ederek alçakgönüllü olmak mümkün, ama hemencecik kazanılamıyor bu nitelik… dur, ilkin başka birşey yapalım…her zaman olduğu gibi kavramlarımızı tanıyalım…nedir tevazu? Alçakgönüllülük, kendini zorlamaksızın gerçek düzeyinin altında görünme…tevazu sahibi insana mütevazi derler…kibir ne peki? büyüklük…tekebbür ise, kibirlenme,büyüklenme,büyüklük taslama,kendini başkasından üstün görme…çirkin bir huy…bir de gurur var,kibre benzer…gurur, boş ve geçici şeylere güvenerek aldanma…gururlu adama “mağrur” denir…bu da kötü bir özellik…kimileri iyi bir nitelikmiş gibi “gurur duydum,gururluyum” diyorlar…cahillik işte! fahir ise, “insanlara karşı böbürlenip övünme” anlamında bir kelime…
geldik “tezellül” kavramına..tevazuya biçimsel olarak benzer…tezellül,zillete düşme,alçalma,alçak biri olma demektir…böyle birine “zelil” denir…mütevazi adam,güzel ahlakından dolayı bulunduğu mertebenin altında görünür, hiç zorlanmadan yapar bunu, zelil adam ise,gerçekten alçaktır, iyi huyundan dolayı alçak görünüyor değildir… bir de kibre benzeyen, ama içerik bakımından tamamen ayrı olan “vakar” terimi var…vakar, ağırbaşlılık,ciddiyet,insana yakışır biçimde davranma, isteklerini elde etmek üzere bir hedefe doğru yürürken biraz yavaş davranma demektir…vakarlı adama vakur derler…saygı görür böyle biri,çünkü kendisine saygısı vardır onun…
evet,ilgili terimlerin, kavramların tanımlarını yaptık…şimdi daha rahat konuşabiliriz tevazu meselesini…kendini zorlamaksızın gerçek düzeyinin altında görünmek, tevazu…kendini zorlarsa, “hadi mütevazi olayım.” diye niyet ederse, bu niyet onun mütevazi bir adam olmadığına alamettir…bunun gibi, “şimdi biraz tekebbür edeyim,büyük görüneyim.” Diye niyet eden adamın bu niyeti de onun mütevazi birisi olduğunu gösterir…garip,ama gerçek! niye böyle? çünkü, mütevazi adamın niyet etmesine gerek yoktur, niyet eylemin karakterini bozar…kendini büyük gören kişi der ancak “şimdi alçakgönüllü olayım.” diye… demek kendini yükseklerde görüyor…
senin “havalı” tabirin hangisine uyuyor,ona da kendin karar ver… başkaları şunu söylüyor, bunu söylüyor diye yanlış şeyler yapmamız gerekmez…mütevazi olmalısın, ama aynı zamanda vakarlı…vakar seni korur…sana yeter…tevazu nasıl kazanılır? bunu da başka bir zaman konuşalım…
Not : Bu bölümler “Adem Baba Hangi Dili Konuşuyordu?” adlı eserden alıntılanmıştır.
(Yazarı: Ömer Sevinçgül)

No comments
Bu makale için yorumlar beslemesi