Geçen günlerde bir abimizin oğlu vefat etti.Kendisi 27 yaşındaydı.Âdeta ölümün, genç-yaşlı,zengin-fakir demeden insanları götürdüğünü fark ettim.Havanın kapalı olduğu bir zamanda defnettik o güzel insanı.Herkes donmuştu.
***
Ölümün sanki bizle hiçbir ilgisi yokmuş gibi yaşıyoruz her nedense.Koyun sürüsünün içerisinde bir çoban olamadık gitti.Herkes bizi güdüyor.
Bildiğimiz şeyler şunlar : Allah var.(Yukarıda bir yerlerde…-HAŞA!!!-)
Cennet var.Cehennem var.
Cıs yanacan dikkatli ol… Bu kadar… Bu kadar basit…Akıl yolunda çakıllar oluşmuşsa artık bunları birinin temizlemesinin vakti gelmiş demektir…
***
Elini kalbinin üzerine koy ve düşün.Bu atışlar birgün durabilir.Belki de birazdan ya da şimdi.
Kalbin ritimlerine dikkat et.O, sen kaç yaşındaysan o kadar yılca attı hiç yorulmadan.Aslında durup düşünürsen farklı hissedeceksin.
Hayatın bir kalp atışının durmasıyla son buluyorsa ve dünyaya bir daha gelmen mümkün değilse…
Ölümü bil.Unutma.Oyun bitmeden yapabileceğin en iyi şeyleri yap.
Gerçekten kaçamazsın.Ve dediklerimi iyi anlamak istersen bir cenaze namazına katıl.Merhumun gömülüşüne ve seninde birgün benzer bir yere, toprağın altına çırılçıplak gireceğine şahit ol.Ve kefenine…
Ben hiç susmayacağım.Yıllarca konuşacağım.Ta ki sana “YETER!” dedirtebileyim.Gerçekleri gösterebileyim…
Çünkü ben senin vicdanınım.
En içten sevgilerimle,
berceste

No comments yet
Bu makale için yorumlar beslemesi