You are currently browsing the category archive for the 'Farkındalık' category.

Artık bu web sitesi yerine www.kainatyolcusu.com adresine geçmiş bulunmaktayız.

Bundan sonra paylaşımlarımızı bu adresten devam ettireceğiz.

Bilgilerinize arz olunur…



“Az Seçilen Yol” adlı kitaptan alınmıştır.

* * *

Böylece hayatın tümü bir risktir; hayatımızı ne denli severek yaşarsak, o denli çok risk alırız. Hayat boyunca göze alabileceğimiz binlerce belki de milyonlarca risk arasında en büyük risk, büyümenin riskidir. Büyümek, çocukluktan yetişkinliğe adım atma eylemidir. Aslında bir adımdan çok, korku veren bir sıçramadır bu ve birçok insan yaşamı boyunca bu sıçramayı yapamaz. Bu insanlar yetişkinmiş gibi, hat¬ta başarılı yetişkinlermiş gibi görünseler de, belki de bu “yetişkinler”in çoğu ölünceye dek psikolojik açıdan çocuk kalır, kendilerini asla ana babalarından ve onların kendi üzerlerinde sahip oldukları güçten kurtaramazlar. Belki de benim için çok kişisel ve etkileyici bir olay olduğundan, büyümenin özünü ve bu dev adımı atmanın içerdiği muazzam riski, en iyi kendi deneyimimden söz ederek anlatabilirim. Ben bu muazzam riski göze alarak, yetişkinliğe geçen bu dev adımı on beşinci yaşımın sonunda attım -büyük şans eseri olarak hayatımın başında yaptım bu işi. Bu bilinçli bir kararla atılan bir adımdı ama anlatmaya başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki, o zaman yaptığım şeyin büyümek olduğunun asla farkında değildim. Sadece bilinmeyene doğru sıçradığımı biliyordum. Read the rest of this entry »

Her gün insanlara  baktığımda hayattan biraz daha koptuklarını fark ediyorum. Belki de bu, hayattan kopma değil onu umursamama ya da onu basit görmeden ibarettir. Her gün dilimden geldiğince onlara bazı şeyleri anlatmaya çalışıyorum fakat ya yetersiz kalıyorum ya da klişeleşmiş bu yapıyı değiştirmeye gücüm yetmiyor. Her an kapı açıldığında biliyorum ki içeriye giren kişi yine kendine mantıklı gelen fakat beni hayattan bezdirecek davranışlar sergileyecek. Read the rest of this entry »

“İnsanın bir ferdinde bir cemaat-i mükellefîn bulunur.”
Mesnevî-i Nuriye

İnsan tek başına ayrı bir âlem… Aklının, kalbinin, hayâlinin, hâfızasının, organlarının ve his dünyasının kendilerine uygun ibadetleri ve tesbihleri var.

Sadece birkaç misâl:
Aklın ibadeti, “necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?” suallerinin cevabını arayıp bulmak…

Kendisini ve top yekûn kâinatı Allah’ın eseri bilip onlardaki İlâhî hikmetleri tefekkür etmek. Emir ve yasaklara ciddî bir muhatap olmak. Read the rest of this entry »

Yıllardır en çok satan kitap listesindeki haklı yerini koruyan Az Seçilen Yol, geleneksel psikolojik ve ruhsal içgörüleri eşsiz bir biçimde bütünleyen, yaşamımızda gerçeği nasıl kucaklayacağımızı, iç barışa ve bütünlüğe nasıl ulaşacağımızı gösteren vazgeçilmez bir kılavuzdur.
Ünlü psikiyatrist ve düşünür M. Scott Peck’in Batı dünyasının uzun ve çetin aydınlanma yolculuğunun özellikle bu aşamasında büyük önem taşıyan bu eseri kültürümüz içinde tam karşılığını bulmakta, bizi ileriye atılmamız için yüreklendirmekte ve sonunda bizleri bütünlüğümüze kavuştaracak yolu işaret etmektedir.
Kaynak

Tekrar yayınlama gereği duydum.
Hâla yaşayan Nemrut ve Firavunlara armağan ediyorum…

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=nEIvWVdmu90[/youtube]

resmin kaynağı
resim kaynak

Ders ve işlerden dolayı uzun bir süre (çok istememe rağmen) yazamadım. Şimdi okuyacağınız, geçen günlerdeki bir vapur seyahatimde aklıma gelenlerden ibaret. Rahman‘a bunu bana nasip ettiği için ne kadar şükretsem azdır.

* * *

Pısırıklığın,
Sözlük anlamı : Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, girgin karşıtı.

Bizdeki anlamı : Haksızlıklara karşı ses çıkarmamak… Sus! yoksa konuşursan herkesin önünde rezil olursun!

Bu davranış genelde “başkaları ne der?” düşüncesinin bir tezahürüdür. Read the rest of this entry »

Yazar : Prof.Dr. Şinasi Gündüz

Hollanda’da fitne ateşini yakan Geert Wilders yalnızca dünya Müslümanlarından değil aklı başında bütün insanlardan tepki aldı. Çünkü ateşlenen fitne yalnızca Müslümanları rencide etmemekte aynı zamanda birbirini anlamaya ve saygı duymaya dayalı dünya barışını da sabote etmeye yöneliktir. Kuşkusuz 21. yüzyıl başlarından itibaren bazı çevrelerde gittikçe artan oranda bir İslam ve Müslüman düşmanlığı kendini göstermektedir. Hemen her fırsatta bazı çevreler İslam’a ve İslami değerlere hakarete varan tahrik edici tavır ve tutumlarını ortaya koymakta; bununla bir yandan Müslümanları kışkırtmaya diğer yandan ise dünya genelinde İslam karşıtlığını ve korkusunu bilinçaltına yerleştirmeye çalışmaktadırlar. Read the rest of this entry »

Farkında olarak kuyuya atlamak…İyi ve kötü olanımın savaşını vermek… Herşeye rağmen yine hayatta olmak. O kadar rahat ki oturduğun yerden yazmak!

Cümlelerimin dağınıklığını varsın okuyucu toplasın. Sadece yazmak istiyorum. Edebî bir eser çıksın diye değil, öylesine… Read the rest of this entry »